Heathrow havalimanından yaptığım son dakika kitap alışverişlerinden biri. Kitapları seçerken sakindi ama kasada beklerken sakızları deviren, dağıtan ve kucaklayıp geri vermek istemeyen Duru ile alışverişi tamamlamak biraz zor olmuştu. Dökülenleri yerleştirdikten sonra nezaketen bir paket sakız alarak kasiyer kadına sempatik görünmeye çalıştık. Nazikti ama biz gidince sevindiğine eminim.
Sevgili Kipper.. En güzel uyku kitaplarımızdan birisin. Bir gece uyanıp, uzun uzun ağladığı bir krizde Duru'yu kendine getiren, sakinleştiren ve nihayetinde salondaki kanepede kucağımda uykuya dalmasını sağlayan sendin. Şimdiye kadar defalarca okudum seni. Kusura bakma, metinlerine sadık kalmadım hiç. Kendime göre ritmik, eğlenceli kısa cümleler yazdım. Her seferinde inan, son sayfanda inan ben de uyuyakalacaktım. Her hayvana tek tek şşşşşhhhhhhhh... dedirttim Kipper uyuduğunda. Şşşhhh'ler sanki birer oommm oldu. O nasıl bir huzurdur.. Dünyadaki en güzel yeşil tırtıl bu kitapta. En yamuk gözlü koyun da öyle. En tatlı kuşları da.. Seviyorum ama kimi? En tatlı birisini.. <3
Son sayfadaki kitap tanıtımlarına bakıp "Munu okk" derdi henüz 2 yaşından iki ay almıştı. Şimdi "Bu bizde yok, bu bizde yok... bu bizde yok, bu bizde vaaar! Bak, aanısııı!" diyor kitabın kapağını çevirip göstererek. <3

Bugün milyon kere bu köpeğin adını hatırlamaya çalıştım. Nınını the dog, not a frog, its a dog! Ama nını neydi hatırlayamadım :D Biz yubtub'da (defnece)seyrediyoruz bunu caillou'dan sıkılınca :D
YanıtlaSilKipper'ı hiç izlemedik ama izleyince çoook şaşıracağına eminim. Heralde "Kipper gerçek miymiş!" gibi bir duygu olur :))
YanıtlaSilYani izlemedik çünkü Kipper çizgifilminden bugün haberim oldu :)
YanıtlaSilçok fena hissettim o sssssshhhhhhh ları içimde, gözlerim ağırlaştı, uykum var benim!
YanıtlaSil