20 Mart 2013 Çarşamba

The Bear and the Bees


Aslında The Bear and the Bees de bir okula hazırlık kitabı olabilirdi ama bu kitabı özellikle okul sürecinde bizi motive etsin diye almadım. Rafta bırakılamayacak kadar güzeldi, ben de aldım. Arıların okuluna gitmek isteyen ve arıya benzemediği için okula kabul edilmeyen bir ayının kısa ve tatlı öyküsü. İtiraf ediyorum, kitabı hiç okumadım. Metinleri biraz uzun, ben kendi cümlelerimle okuyorum yine. Aslında oturup okumam gerek çünkü ödüllü bir kitap. 13 yaşındaki Ella Richardson yazmış bu kitabı. Tatlı bir anlatıma sahip olduğuna eminim ama biz bu aralar görsellerdeki detaylara dalıp, onları inceleyip, isimlerini verip (tanıdığı kişilerin isimlerini vermeyi kastediyorum), ne yaptıkları, nereye gittiklerine dair tahminler yürütmeyi sevdiğimizden, kitabı okumaya gerçekten fırsat olmadı. "A baak, annesi geemiş." "Baak, ötemeni (öğretmeni) geemiş, günaydın diyoo.." "Okula gidiyoo" "Şimdi oyun zamanıı".. Kusura bakma Ella, şimdilik böyle. *emeğe saygı*

Ayının okula girmesine izin verilmeyince oturup ağladığı bir sayfa var. O sayfada olan biteni kıvırmadan anlatıyorum, "Ayı , arıların okuluna gitmesine izin verilmediği için çok üzülmüş, ağlamış.." Kitaplardaki acıklı, korkutucu, üzücü betimlemeler ve görseller de lazım. Bunu bir süre önce kabullendim. Bir filmde söylüyordu "onlar çocukları gerçek hayata hazırlıyorlar." Doğru, kendi istediği olmayınca ağlayan çocuk, neden ayının ağlamasını kaldıramasın ki? Zaten güzel olan ayının çözüm üretmesi. Yani meşhur bir Türk çizgi film karakterinin yaptığı gibi mızır mızır ağlayıp, küsüp ortamdan uzaklaşıp, surat asmıyor. Ya da eline toplu iğneleri alıp arı okuluna geri dönmüyor. Aferim sana ayıcık.

Ayı, ertesi gün okula arı kılığında geldiğinde arılar bu işe önce çok şaşıyor. Biz de burada çok gülüyoruz. "Ayy, çok komik ooomuuş! Baksana anne, bak, bak, kanat taakmışş!" Sonra arılar da kostüm giymeye karar veriyor çünkü bu çok eğlenceli! Çiçekler, benekler, kalpler derken okul bir festival alanını andırıyor. İlk zamanlarda Duru o kısımdaki kostümlü arıları "anneleri gelmiş" diyerek gösterse de sonrasında onların öğrenci arılar olduklarını ve okulda bir eğlence, kutlama olduğunu anladı. Kostüm kelimesini çoktaan, Tonton Ayı Oyunu Kurtarıyor kitabından öğrenmişti. O kitap sayesinde evde az kostümlü eğlence yapmadık. Öyle çok özel kıyafetlerimiz yok ama teyzesinin diktiği güzel tütüsü, benim eskiden kot mont üzerine sıklıkla dolayarak dışarı çıkarken kullandığım eşarplarım, bir kaç şapka, bere bir küçük hasır sandıkta hazır bekler bizi. Aslında bu kitabı seçmemin sebeplerinden biri de yine Tonton ayıdır. Tonton ayı sayesinde ayıları da seviyor. Gerçi her çocuk gibi Duru'nun da sevmediği hayvan yok.

Çok tatlı, eğlenceli bir kitap. İç kapaklardaki böcek, çiçek, sinek, örümcek çizimleri üzerine de sohbet ediyoruz. Baştakiler okula gitmek için hazırlananlar, sondakilerse eve dönenler. Bir yusufcuk da var! <3

Ayrıca ayı ve arı kelimelerinin hem Türkçe hem İngilizce'de benzer olduğunu hiç farketmemiştim!

1 yorum:

  1. bunu okuyunca küçükken rleri söyleyemeyen kardeşimin bitmeyen arı-ayı çilesi geldi aklıma:)
    ingilizcedeki benzerliği ben de hiç farketmemiştim O_o

    YanıtlaSil