Annem, üzerinde biri büyük biri küçük tavşan çizimi olan ve "weißt du eigentlich, wie lieb ich dich hab?" yazan bir yastık kılıfı almış pazardan, bebek deterjanı ile yıkamış, iç minderini hazırlayıp bana süpriz yapmıştı. Tabii minder Duru'nundu ama aslında süpriz banaydı. "Ne yazıyormuş?" diye sormuştu. "Biliyor musun, seni ne kadar sevdiğimi?" diye çevirmiştim. Fena sayılmaz, buna da şükür. Nereden bileyim ilerde Duru 23'de (TRT Çocuk 23.numaraya kayıtlı olduğu için 'yiimiüç açç' der) 'Bil bakalım, seni ne kadar seviyorum' diye bir çizgi film izleyecek ve biz ailecek hem içeriğe hem görsel şölene hayran kalacağız ve ben ancak çizgi filmi izleyince büyük tavşanın anne değil de baba olduğunu anlayacağım.. Her izlediğimde "daha ötesi olamaz" diye içimden geçirdim. Olur mu? Belki olur, ben nerden bileyim. Zaten konumuz çizgi film değil. Şimdi fark ediyorum ki uzun zamandır da izlemedik aslında. Ama kitabı her zaman bizimle.
Bir de babanın yükseğe zıplayıp kulaklarının ağaca değdiği sayfada bazen " baba korkmuş" diyor çünkü orda sahiden de baba tavşanın suratı bir başka türlü bakıyor.
Oyun oynarken, kitap ortada yokken hınzır, tatlı bir gülümseme ile ezberden söylediği ilk cümle şuydu "işte bu kadaa dedi baba taaşan.. vaay, amma da çook dedi küçük taaşan.." Sonra göz göze geliyoruz. Ben şaşkın, o hala hınzır, tatlı..
Bazen rutini veya krizi bozmak için bu cümleyi ben söylerim, işe yarar. Çok sık yapmıyorum çünkü bence bu ona ait bir şey.

bu kitabın adına ağlayabilirim^^
YanıtlaSildavşanlara bayılıyorum <3