20 Ağustos 2013 Salı

Chu's Day aka Chu'nun Hapşuruğu

Epeyce zaman geçti. Tam iki kitap hakkında notlarımı yazıyordum ki kalakaldım. Ağaçlar hepimizin gündemine oturdu..

O zamandan bu zamana çokça kitap okuduk. Bazılarını tekrar tekrar okuduk. Yeni kitaplar aldım, eskileri çıkarttım. Kitaptan örülen duvarlarımızdan elemeler yaptım. Sayısını epeyce azalttım ama elediğim kitapları arşivleyecek yer bulamadım, kitaplık baktım. Eledim dediysem, elimizin altında az sayıda kitap olsun, doya doya inceleyelim, okuyalım, sonra arşivden yine az sayıda kitap seçerek şimdikilerle yer değiştirelim, böyle de devam edelim istedim. Arşivlenmeyi bekleyen kitap yığınını didiklemeye başladık bir kaç gündür. Yerlerinden kalkamadan hayatımıza geri döndüler..


Gelelim konuya, Chu'nun hapşuruğuna. Kitabın çıkacağı haberini aldığımda gözlerim lemur gibi büyüdü. İnsanın aklını başından alacak bir panda söz konusu. "Chu hapşurduğunda, çok garip şeyler olurdu." İlk cümlem böyle. Bu kitap da kısa sürede Duru'nun ezberlediği, kendi kendine kaldığında veya ben ona okumaya başladığımda eksiksiz ve hatasız şekilde ezberden okuyuveriyor. Eğer bana okuyorsa nasıl tatlı bir gülümseme ve hatta kıkırdamaktan cümlenin sonunu getirememe halleri.. Çocukların hafızası, neşesi.. Keşke tüm çocuklar anne babalarıyla temiz yataklarına uzanıp kitap okuyabilseler. Varsın bir tek kitabı olsun, farketmez. Ah.. bu dünyanın ihtiyacı olan şey mutlu büyüyen çocuklar..



Chu da öyle büyüyor. Anne babası endişeli ama o çok mutlu. Endişeliler çünkü Chu hapşurduğunda gerçekten garip şeyler oluyor. Gerçi kitap bad diyor ama ben garip demeyi istedim. Halbuki tuhaf kelimesini severim. Peki neden konuya giremiyorum? Galiba seni çok özelmişim be blog, lak laklara doyamadım.. Evet, garip şeyler oluyor, anne ve babası kadar Chu da durumun farkında. Çünkü Chu hapşurduğunda etrafındaki her şey bir tufana kapılmış gibi saçılıyor. Trenler, arabalar, dev sirk çadırı, filler hatta balinalar bile.

Sabah gittiği kütüphanedeki kitap tozunu farkedince annesi "Hapşuracak mısın?" diye soruyor. Chu cevap veriyor "Ha... haa... hayır!" Daha önce hapşu ve hayır kelimelerinin hem türkçe hem ingilizcede uyumlu olduğunu ve bu uyumun bir işe yarayacağını hiç farketmemiştim. Bu kitapta çok işe yarıyor. Hapşuracak mı acaba?

Bu kitap sayesinde öğrettiklerim;
- Kütüphanede sessizce kitap okunur
- Yemek yemeye gidildiğinde sessizce yemek yenir (saçmalık)
- Sirk diye dev bir çadır var ve burda aynı tiyatrodaki gibi gösteriler yapılıyor ve maalesef bu gösterilerde hayvanlar kullanılıyor ama durun bir dakika.. Zaten izlemeye gelenler de hayvanlar?
- İneğin memeleri var ve memelerinden bize süt verir (garip ama bu kitapta bu bilgi pekişti. bkz. havaya uçan kütüphane)
- "amma da.." tabiri. bkz Chu'nun gece yatağına yattığında "amma da hapşurdum be.." demesi. Burayı kendi okurken çok kıkırdıyor. Evet, evet komik ve yeni bir şey öğrendin ve bu tabiri kullanmak için sabırsızlanıyorsun eşeksıpası..

Kitabın yazarı ve illüstratörüne dair bilgilerin yer aldığı arka kısımdaki iki fotoğrafa da iyice bakıyor. Çünkü yazar panda ile illüstratör de iki zürafa ile fotoğraf çektirmiş. Ama gece okurken zürafaları bir türlü göremiyor.

Ben en çok Chu'nun, sanki şehri altüst eden o değilmiş gibi poposunu dönüp şak diye uyumasını seviyorum!



Ayrıca "Chu'nun akasına saayangoz saklanmış!"

Bu arada iki ay önce Duru 3 yaşına bastı! ^^ <3>

3 yorum:

  1. Ne kadar da çabucak büyüdü Duru :)
    Güzel kitaplarla büyüyen şanslı çocuklardan biri, şansı hep açık olsun...
    Eğer ayırıp vermek istediğiniz kitaplar olursa talibiz :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    2. Aaah, çok teşekkür ederim güzel dilekleriniz için. Tüm çocukların şansı hep açık olsun :)
      Ayırdığım kitaplar şimdilik, sonradan ortaya çıkmak üzere ayrılıyor ama aklımda olsun ;)

      Sil